9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında COP31, dünyanın iklim müzakerelerini Antalya’ya taşıyor. Türkiye bu zirveyi “Uygulama COP’u” olarak tanımlıyor: yıllarca hedef belirlendikten sonra odak artık bu hedefleri hayata geçirmeye dönüyor. Şirketler için bu, iklim taahhütlerinin mevzuata, raporlama yükümlülüklerine ve doğrulama gerekliliklerine dönüşmesi anlamına geliyor. Masada neler var ve ESG stratejiniz buna nasıl yanıt vermeli?
01Bir bakışta COP31
- Tarih ve mekân: 9–20 Kasım 2026, Antalya Expo Center; Dünya Liderleri Zirvesi 11–12 Kasım’da.
- Başkanlık: Türkiye ev sahipliği ve başkanlığı üstleniyor; COP Başkanı Bakan Murat Kurum. Kasım 2025’te varılan ortak düzenleme kapsamında müzakereleri Avustralya’dan Chris Bowen yönetiyor.
- Pre-COP: 5–8 Ekim 2026’da Fiji’de ve Tuvalu’daki liderler etkinliğiyle düzenlendi; Pasifik ülkelerinin önceliklerini müzakerelere taşıdı.
02Gündemde neler var?
Başkanlıklar, Belém’deki COP30’u “uygulamaya geçiş” olarak tanımlıyor ve Antalya’da “dengeli ve iddialı sonuçlar” hedefliyor. Müzakerelerin beş tema etrafında şekillenmesi bekleniyor:
- Uyum ve uyum finansmanı: Türkiye’nin öncelikleri uyum hedeflerini daha etkin uygulamak, uyum finansmanını artırmak ve özel sektörle koordinasyonu güçlendirmek. Temel taahhütlerden biri, gelişmekte olan ülkelere yönelik uyum finansmanını 2035’e kadar en az üç katına çıkarmak.
- İklim finansmanının hayata geçirilmesi: COP29’da kabul edilen Yeni Kolektif Sayısallaştırılmış Hedef’in daha kolay erişim ve daha fazla hibe temelli finansmanla uygulamaya konulması.
- 1,5°C hedefini ulaşılabilir tutmak: Küresel Uygulama Hızlandırıcısı ve 1,5 Derece Belém Misyonu ile birlikte Paris Anlaşması’nın uygulanmasını hızlandıracak sonuçlar.
- İkinci Küresel Durum Değerlendirmesi: COP31, ortak ilerlemenin bir sonraki beş yıllık değerlendirmesini başlatıyor.
- Eylem Gündemi: temiz enerji ve elektrifikasyondan dirençli şehirlere, gıda güvenliğine, okyanusların korunmasına ve metan ile atığın azaltılmasına kadar on öncelikli tema.
03Türkiye ve ihracatçılar için ne anlama geliyor?
COP31, Türkiye’nin kendi iklim çerçevesinin şekillendiği bir döneme denk geliyor. Şirketler için üç gelişme artık kesişiyor:
- İklim Kanunu ve Emisyon Ticaret Sistemi. 7552 sayılı İklim Kanunu 9 Temmuz 2025’te yürürlüğe girdi ve ulusal bir ETS oluşturdu. Pilot dönem 2026–2027 yıllarını kapsıyor, tam uygulamanın 2028’den itibaren başlaması planlanıyor; kapsamdaki tesislerin bağımsız olarak doğrulanmış emisyon raporları sunması gerekiyor. Ayrıntılar için Türkiye ETS Yönetmeliği rehberimizegöz atın.
- Yeni ulusal hedefler. Türkiye’nin ikinci NDC’si, 2053 net sıfır hedefi yolunda emisyonları 2035’e kadar referans senaryoya göre 466 MtCO₂e azaltmayı hedefliyor.
- AB SKDM. SKDM, 1 Ocak 2026’dan bu yana kesin dönemde; 2026 ithalatına ilişkin ilk yıllık beyanın son tarihi 30 Eylül 2027. Ayrıntılar için Türk ihracatçılar için SKDM 2026 rehberimizegöz atın.
Türk şirketleri için iklim politikası artık bir pazara erişim meselesi. AB’li müşteriler doğrulanmış emisyon verisi, sürdürülebilirlik raporları ve tedarik zinciri bilgisi talep ediyor; bunları sunamayan tedarikçilerle çalışmak daha maliyetli ve riskli hâle geliyor.
04Güvenilir veri artık sonucu belirliyor
“Uygulama COP’u”nun iş dünyası için basit bir sonucu var: beyanların kanıtla desteklenmesi gerekiyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu çerçevelerde aynı gereklilikler tekrar tekrar karşımıza çıkıyor:
- Doğru ölçüm: GHG Protokolü ve ISO 14064’e dayanan; Kapsam 1, 2 ve giderek artan biçimde Kapsam 3’ü kapsayan sera gazı envanterleri.
- Şeffaf raporlama: yatırımcıların, finans kuruluşlarının ve alıcıların şirketleri karşılaştırmak için kullandığı GRI, ESRS, IFRS S2 ve TSRS ile uyumlu açıklamalar.
- Doğrulamaya hazırlık: Türkiye ETS ve SKDM kapsamında bağımsız doğrulamaya dayanabilecek veri, kontrol ve kanıtlar.
- Tedarik zinciri görünürlüğü: büyük alıcılar hedeflerini tedarikçilerine yansıtıyor; veri, değerlendirme ve iyileştirme planları talep ediyor.
Erken başlayan şirketler bu süreci bir uyum yükünden avantaja dönüştürüyor: varsayılan değerler yerine gerçek verilerle daha düşük SKDM maliyetleri, yeşil finansmana daha kolay erişim ve uluslararası müşteriler nezdinde daha güçlü bir konum.
05Şimdi ne yapmalısınız?
ESG360, kuruluşlara tek ve net bir yol boyunca destek olur: neyin geçerli olduğunu anlamak, nerede durduğunuzu değerlendirmek, planlamak, uygulamak, ölçmek, raporlamak, doğrulamaya hazırlanmak ve sürekli iyileştirmek.
ESG360 nasıl yardımcı olabilir?
COP31 dünyanın iklim gündemini Antalya’ya taşırken, kuruluşunuzun tam olarak nerede durduğunu bilmenin tam zamanı. Bir ESG hazırlık değerlendirmesiyle başlayın ya da hizmetlerimizigöz atın.
Bu makale Ekim 2026 itibarıyla kamuya açık bilgilere dayanır; kaynaklar arasında UNFCCC, UNU-EHS ve Enerdatayer alır. Hukuki danışmanlık değildir.